TEKNİK BİLGİLER

       Basketbol ABD'nin Massachumetss eyaletinde Springfield Genç Erkekler Hıristiyan Birliği (YMC) Eğitim Okulu'nda 
  beden eğitimi öğretmeni olan James Naismith tarafından 1891'de oynatılmıştır. James Naismith’in basketbolu Mayas 
  kabilesinin “TLAHİOTENİE” oyunundan esinlediği düşünülmektedir. Atlet ve beyzbolculara kış antrenmanı yaptırmak 
  amacıyla geliştirilen bu oyunda amaç, tahtadan yapılmış sepetlere topun sokulması idi. 1891 yılında James Naismith 
  tarafından yaratılan basketbol oyununun, ilk gün (12 Ocak 1892) spor salonunun kapısına asılan ve 1937 yılına kadar 
  değişmeyen oyunun 13 maddelik kuralına göre, 7 kişilik iki takım arasında 20'şer dakikalık üç devre üzerinden oynanıyordu. Buna karşılık en az beş ve en fazla dokuzar kişilik takımlara da izin veriliyordu. Oyun sırasında yapılan sayılar 3 puan, faul atışından yapılanlarsa 2 puan sayılıyordu. Ve oyunun başlıca hedefini duvarlara asılı sepetler oluşturduğundan, Dr. Naismith ortaya koyduğu bu yeni sportif oyuna "sepet topu" anlamına gelen Basketbol adını vermişti.



BASKETBOLUN İLK 13 MADDELİK OYUN KURALLARI İSE ŞÖYLEDİR;

 

 

  • Tek veya iki el kullanılarak, top istenilen yöne fırlatılabilir.
  • Top, tek veya iki elle, yumruk atmamak kaydıyla, istenilen istikamete doğru iteklenebilir, tokatlanabilir.
  • Oyuncu topla birlikte koşamaz. Eleman topu, mutlaka yakaladığı noktadan savurmalıdır. Topu tutma anında tatminkar bir süratte koşan oyuncuya, sabit kalma konusunda azıcık iltimas geçilebilir.
  • Top, avuç içinde veya ellerin arasında tutulmalıdır. Topu kavramak için kollar veya gövde kullanılamaz.
  • Rakibi tutmak, itmek veya çelme takmak, omuz atmak, kasıtlı çarpmak kesinlikle yasaktır. Bu kuralın ihlali durumunda, eylemi yapan hoyrat oyuncuya faul verilir. Sporcu aynı maçta ikinci kez faul yaparsa, yeni sayı atılana kadar oyundan diskalifiye edilir. Eğer suç kasıtlı işlenmişse, eleman kırmızı kart muamelesi görerek, oyundan atılır ve oyuncu değişikliğine izin verilmez.
  • Topa yumruk çakıldığı anda oyuncu faul yapmış sayılır ve cezasını çeker. Aynı takım arka arkaya üç kez faul yaparsa fena olur ve rakip tarafın hanesine bir sayı yazılır.
  • Sayı yapabilmek için topun kaktırılarak veya fırlatılarak sepetin içine atılması ve orada kalması gereklidir. Savunma yapan oyuncuların sepete temas etmeleri veya kımıldatmaları yasaktır. Eğer top sepetin kenarında, köşesinde seğirtirken savunma elemanı küfeyi sarsarsa, karşı taraf sayı kazanır.
  • Top oyun alanı dışına kaçtığında, ona dokunan ilk oyuncu tarafından tekrar oyuna sokulur. Tartışmalı pozisyonlarda ise hakem devreye girerek, topu sahaya şahsen gönderir. Top, oyuna beş saniye içinde sokulmalıdır. Bu süre aşıldığı takdirde, top rakip takıma geçer. Topu oyuna gecikmeli sokmayı adet edinmiş muzır oyuncular, hakem tarafından faul verilerek cezalandırılır.
  • Başhakemin görevi, oyuncuların hareketlerini yargılayarak faulleri tutmak ve ardı sıra üç faul yapan takımı yardımcı hakeme gammazlamaktır. Ayrıca beşinci madde uyarınca sporcuları diskalifiye etme yetkisine de sahiptir.
  • Yardımcı hakem ise topu izler, oyun sahası içinde topla ilgili eylemler üzerine ahkam keser ve zamanı tutar. Takımların attıkları sayıların geçerliliğine karar vererek bunları çetelesine kaydeder.
  • On beşer dakikalık iki periyottan oluşan mücadelede, beş dakikalık devre arası verilir.
  • İkici periyot sonunda sayıca üstün bulunan taraf, maçın galibi olarak ilan edilir.


     

İlk karşılaşmanın yapıldığı tarihi günde oyuncuların üzerlerinde gri pantolonlar, kısa kollu mintanlar ve ayaklarında birer çift spor pabucu varmış. Her takım dokuz oyuncudan mütevellitmiş ve bir kaleci, iki defans, üç orta saha oyuncusu ile üç hücum elemanı düzeninde sahaya yayılıyorlarmış. Sepetlerin tabanları delik olmadığı için her sayının ardından top toplayıcılar pota yanında konuşlanmış merdivene tırmanıp, meşin yuvarlağı hakemlere teslim ediyorlarmış.

Not: Basketbolun özgün kuralları Dr. James Naismith tarafından 1891 Aralık ayında Springfield, Massacussets Amerikada yazılmıştır. Bu özgün kurallar 1892de Springfield Koleji gazetesi The Triangleda yayınlanmıştır.

1892 yılında Amerika'nın Springfield eyaletindeki YMCA spor salonunda doğan “Basketbol” sporu, kısa bir zamanda YMCA kurumu arasındaki sıkı işbirliğinin sonucu olarak bütün Amerika'ya yayılmış ve aradan iki yıl geçmeden Amerika'daki bütün YMCA okullarının en belli başlı sporu halini almıştır. Oyunun taşıdığı heyecan ve cazibe sayesinde basketbol kısa bir zaman içerisinde okullara, üniversitelere, hatta Amerika'daki semt jimnastik salonlarına kadar yayılmıştır. Böylelikle, henüz 20. yüzyılın başında basketbol, Amerika'nın milli ve en popüler sporu olup çıkıvermişti. Gençlerde bu spora karşı büyük bir istek olmuştu. Bu istek kulüpleri de basketbol şubeleri açıp takımları kurmaya zorlamış, böylelikle bütün Amerika'ya yayılmıştı. Basketbol henüz bir yaşını doldurmadan Avrupa kıtasına da sıçramış ve 1893 yılında Paris'in Trevise sokağında ki eski bir jimnastik salonunda deneme niteliğinde bir oyun oynanmıştı. Ne var ki Avrupa kıtasında bu ilk basketbol oyunu bir denemeden öteye gidememiş ve çok kısa bir süre içinde unutuluvermişti.

1897 yılında Amerika erkeklerde, ardından 1900 yılında da bayanlar arasında ilk milli basketbol şampiyonalarını düzenleyerek bu sporu ülke çapında geliştirdi. Basketbolda ilk milli şampiyonayı düzenlemekle bu dalda önemli bir adım atmış ve bu hareket, ülkede basketbol sporunun daha fazla ve daha çabuk yayılmasında önemli bir rol oynamıştı. Amerikalılar milli bir spor dalı olarak benimsedikleri Basketbola 1904 yılında ülkelerinde tertipledikleri St.Louis Olimpiyat oyunlarında da gayri resmi olarak yer vermişler ve kulüp takımları arasında düzenledikleri maçlarla bu sporu, Olimpiyat oyunlarına katılan bütün dünya ülkelerine tanıtmışlardı.

Bu olimpiyat oyunlarının hemen ardından 1905 yılında, dünyanın en büyük ve en ünlü spor salonlarından biri olan ve 25 bin kişiyi rahatça alabilen New York'taki Madison Square Garden, kapılarını basketbol sporuna açmıştı. Bu da basketbolun artık Amerikanın en popüler spor dallarından biri olduğunun göstergesiydi.

1913 yılında Uzakdoğu'dan bu spora karşı büyük bir ilgi gösterisi olmuş ve ilk kez düzenlene uluslar arası bir basketbol turnuvasında Filipin birinciliği, Çin'da ikinciliği almıştı. Avrupa' ya tam anlamıyla basketbol sporun sokan ve yayanlar Amerikalı askerler olmuştu. Birinci dünya savaşı nedeniyle Avrupa'ya gelen Amerikalı askerlerin boş vakitlerinde kendi aralarında oynadıkları basketbol maçları, olağanüstü bir ilgi görmüş e bu spor pek kısa bir zamanda sevilip yayılıvermişti.

Bunun sonucu olarak 1919 yılında Paris'te, İngiltere, Fransa, İtalya ve Almanya'daki Amerikalı askerlerin katılmasıyla ilk kez uluslar arası askeri bir turnuva düzenlenmişti. Amerikalı askerlerin birinciliği, İtalya'nın ikinciliği kazandığı bu turnuvayı, üç yıl sonra yine Fransa'daki, Joinville şehrinde, kadınların arasında düzenlenen ilk uluslar arası basketbol turnuvası izlemişti. Böylece Amerikalı kadınların ilk basketbolu oynayışında tam 22 yıl sonra Avrupa'da da kadınlar arasında ilk uluslararası turnuva oynanmış oluyordu. Günden güne yayılmakta olana basketbol, kısa bir zaman içinde Avrupa'da en popüler spor dallarında bir haline gelmiş ve buradan da Afrika ve Avustralya'ya gitmiştir. 

Uluslararası Amatör Basketbol Federasyonu (FİBA) 20 Haziran 1932 yılında İsviçre’nin Cenevre şehrinde İsviçre, Yunanistan, İtalya, Portekiz, Arjantin, Romanya ve Çekoslavakya Basketbol Federasyonlarının işbirliği ile kurulmuştur. İlk FIBA Başkanlığına İsviçreli olan Leon Bouffard getirilmiştir. İlk Erkekler Avrupa Şampiyonası 02-07 mayıs 1935 yılında İsviçre’nin Cenevre şehrinde düzenlenerek birinciliği Letonya, ikinciliği İspanya, üçüncülüğü Çekoslovakya almıştır. İlk Bayanlar Avrupa Şampiyonası 12-16 ekimde İtalya’da düzenlenerek birinciliği İtalya, ikinciliği Litvanya, üçüncülüğü ise Polonya almıştır.

Amatör bir spor dalı olarak basketbol, ilk kez 1936 yılında Almanya’nın Berlin şehrinde düzenlenen Olimpiyat Oyunlarına erkekler düzeyinde alınmıştır. Bayanlar kategorisinde ise basketbol Olimpiyat Oyunlarına ilk kez 1976 yılında alınmıştır.

Dünya Basketbol Şampiyonası erkekler kategorisinde 22 ekim – 04 kasım 1950 yılında Arjantin’de düzenlenerek birinciliği Arjantin, ikinciliği Amerika, üçüncülüğü Şili almıştır. İlk Bayanlar Dünya Basketbol Şampiyonası ise Şili’de 07-22 Mart 1953 yılında düzenlenirken birinciliği Amerika, ikinciliği Şili, üçüncülüğü Fransa almıştır.

Avrupa Ligi ise 1995-96 sezonunda başlamıştır. 

N.B.A - National Basketball Association - Ulusal Basketbol Ligi ( National Basketball League ) ve Amerika Basketbol Birliği'nin ( Basketball Association of America) birleşmesiyle 1949'da kuruldu.  

 

 

Basketbol, 1891 yılında James Naismith tarafından yaratıldığı günden 1937 yılına kadar 13 maddelik oyun kuralıyla değişmeden oynanmıştır. 13 ana basketbol kuralı günümüze gelene kadar oyunu hızlandırmak ve fiziki anlamda en iyi mücadeleyi sağlamak amacıyla pek çok değişikliğe uğramıştır. 20 Haziran 1932 yılında kurulan FİBA, her dört yılda bir, Olimpiyat Oyunlarının düzenlendiği şehirde toplanarak basketbolu daha çekici hale getirmek için gerekli kural değişikliklerini yapmaktadır.

GÜNÜMÜZDE BASKETBOL ŞU ŞEKİLDE OYNANMAKTADIR;

       Bildiğiniz üzere basketbol bir sürat oyunudur elle ve top ile oynanmaktadır. Topun ilerlemesi pas vermek ya da yerde zıplatmak suretiyle olup ele alınarak ilerlenemez. Oyun kuralları da oyunu süratlendirici özelliklere sahiptir. 3 saniye, 5 saniye, 8 saniye ve 24 saniye kuralı gibi.

       Hücum anında hücum eden takımın oyuncusu topsuz olarak rakip takımın serbest atış sahası içerisinde 3 saniyeden fazla kalamaz. Bir oyuncu, topu; top sürmeden ve pas vermeden elinde 5 saniyeden fazla bekletemez. Topu kendi sahasında ele geçiren takım, sahasını 8 saniyede terk etmek mecburiyetindedir. Rakip sahada ise en geç 24 saniye zarfında topu baskete atmak için teşebbüste bulunmalıdır. Rakip sahaya geçen takım topla beraber tekrar kendi sahasına dönemez. 24 saniye kuralında son yapılan değişiklikle hücum halindeki takım, topu kaybedip tekrar kullanma halinde zaman sıfırlanmadan kaldığı yerden devam eder.

  • Basketbol maçları iki saha, bir sayı, bir saat ve bir de istatistik hakemi tarafından idare edilir.
  • Maç süresince istenildiği kadar oyuncu değiştirme hakkına sahip olan takımlar; sahaya beşer kişi ile çıkarlar.
  • Maç, misafir takımın kendi basket seçmesi, şayet tarafsız bir saha ise kura ile potaların seçilmesinden sonra oyun, orta saha çizgisinde her takımdan birer oyuncu arasında yapılan hava atışı ile başlar.
  • Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır.
  • Her devreden sonra saha değişimi yapılır. Oyun, 10'ar dakikalık dört periyottan oluşur. Beraberlik durumunda uzatma periyodu oynanır.
  • Her takım ilk üç periyotta ve uzatma periyodunda 2'şer dakikalık bir, dördüncü periyotta iki mola hakkına sahiptir.
  • İkinci ile üçüncü periyot arasında 15 dakikalık devre arası verilir.
  • Her takım 12 kişiden oluşur ve sahada her takım 5’er kişi ile mücadele eder.
  • Bir takımdaki beş oyuncudan biri ortada (post), ikisi savunma (guard) ve ikiside hücum (forward) oyuncusudur.
  • Takımların sınırsız oyuncu değişikliği hakkı vardır. Eğer faul hakkını doldurmamışsa, her çıkan oyuncu tekrar oyuna dahil olabilir.
  • Her oyuncunun bireysel olarak yaptığı faul sayısının toplamı, takım faullerini de belirler.
  •  Bir periyotta toplamda dört takım faulüne ulaşan takımın daha sonra yaptığı her faul, karşı takıma serbest atış kullanma hakkı kazandırır.